hoşgeldiniz

Tanım merhaba arkadaşlar benim blogum çok yeni inşallah beğenmişşsenezdir hep bilgilere öncelik verdim blogumda yorumlarınızı beklerim blogumdaki konulara veya yazılarıma tıkladığınızda açıklamaları ve resmlerini görebilirsiniz sakın blogumu gezerken yorum veya mesaj bırakmayı unutmayın

eğlence eğitim

Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* oyun
* mp3
* online müzik dinle
* bilmece ve fıkra
* program indir
* bilgi bankası
* komik animasyonlar

Kategoriler

  • bilgiler

  • Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us

    Arkadaşlarım


    Image Hosted by ImageShack.usissizsokaklar
    Image Hosted by ImageShack.ussenaorkmez
    Image Hosted by ImageShack.usmineyasar
    Image Hosted by ImageShack.uskar8
    Image Hosted by ImageShack.usiremkiz
    Image Hosted by ImageShack.usperikizim
    Image Hosted by ImageShack.usiremkizdenkodlar
    Image Hosted by ImageShack.usstuff
    Image Hosted by ImageShack.usdestina95
    Image Hosted by ImageShack.usdestina2
    Image Hosted by ImageShack.usbeniremkiz

    DUYURU TABLOSU

    Kod-->














      

     

     

    Texto Aqui


     
     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     


    Tarih: , 30/8/2006
    Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

    YORUM YAZMADAN GİTMEYİN

    gif animation


    Tarih: , 29/8/2006
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    BİZİM DUVAR

     

     

    -Bir fille televizyon arasında ne fark vardır?
    -Bilmem...
    -Öyleyse hemen öğrenmeye bak, yoksa sana bir fili televizyon diye yutturabilirler.

     
                           
    -Kumarı bırakacağıma bahse girerim. -Bende -Sende olan ne? -Papaz
        
    1961 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur. İlgilenenlere duyurulur!
     
    4. Murat neden intahar etmiş?
    İlk üçe giremediği için...
     
    8 Zayıflı Bir Karne Bulan , İnsaniyet Namına Çöpe Atsın..
     
    Adalet mülkün temelidir. Mülk ise adaletsizliğin...

     

    Adam kızmış... İstemeye gelmişler...
     
     
    Adam O Kadar Fakirmiş ki Virajı Bile Alamamış...

     

     
    Adamın Biri Ağzına Yay Alıp Ne Yapmış?
    Yayla Lezzet Testi...

     

    Adamın biri büyük kızını ellere küçük kızınıda ayaklara vermiş.

     

    Adamın biri her gün peynir yiyormuş... Bir gün kapı çalmış, kim gelmiş?
    Gınaa gelmiş!!!

     

    Anasına Bak, Babasından Dayak Ye...

     

    Artık her şeyi biliyorum, Demirel gerçek babam değil...
     
    Asansör bozuk. En yakın asansör karşı binadadır...

     

    Asla sifonu çekmeyin... İnsanlığa yaptığı katkıyı herkes görsün...
     
    Aya Baktım Seni Gördüm...
    Sana baktım ayı gördüm:))


    Tarih: , 28/8/2006
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    KARİKATÜRLER


                                                                                                   

                                                                                                      


    Tarih: , 28/8/2006
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    POPULER BİLGİLER

    POPULER BİLGİLER          yazılara tıklayın resim ve açıklamalarını göreceksiniz

    KISA KISA KONULAR[Biyomimetik]
    ATOM
    DOĞADAKİ YARATILIŞ
    DNA
    EVREN'İN YARATILIŞI
    GÖZDEKİ MUCİZE
    HAYVANLARDAKİ FEDAKARLIK
    HÜCREDEKİ MUCİZE[40 Yeni Konu]
    İNSANDAKİ MUCİZE
    KAN ve KALP MUCİZESİ
    KARINCALAR
    SAVUNMA SİSTEMİ


    KUŞLAR

    KUŞLAR               YAZILARA TIKLADIĞINIZDA RESİMLERİ VE AÇIKLAMALARINI GÖREBİLİRSİNİZ  
     Deve Kuşlarının Kuluçka Sistemleri
     Kuğuların Tüyleri
     Kuşlardaki Denge
     Macaw Papağanları
     Pelikan Teknolojiye Örnek
     Penguen ve Potansiyelenerji
     Sinek Kuşları
     Terzi Kuşu'nun Yavrusuna Yaptığı Yuvası
     Yalıçapkını Kuşu
       

     

    GİRMEYİ SAKIN UNUTMAYIN

    BİTKİLER                                             YAZILARA TIKLADIĞINIZDA RESİMLERİ ÇIKIYOR
    HAYVANLAR
     
     
       
     



    Tarih: , 28/8/2006
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    MUTLULUĞUN RESİMİ

                                        NE   KADARDA   MUTLU   GÖRÜNÜYORLAR   DEĞİLMİ


    Tarih: , 28/8/2006
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    YAŞAM NEDİR ?

    YAŞAM NEDİR?

    Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte, yaşamı arıyordum ne
    olduğunu bilemeden...Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan,
    karanlıklar da yıldızlarla konuşan...Mutluydum rüzgarla birlikte maviliğe
    savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken, mutluydum gökkuşaği olup renkleri
    saçarken.... Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları yeryüzünde...
    Hepsi zamanla koşar gibi, hep birşeylerin peşinde.... Bazen bir kuşun kanadına
    karışır, uçardım onunla rüzgara karşı, çıglıklarla birlikte... Yaşamı sorardım
    kuşlara, nedir diye? Özgürlük derlerdi bana... Göklerde özgürce kanat
    çırpabilmek, rüzgara baş kaldırmak...Ama yağmur yağdığında özgürlükleri elinden
    alınır, ağırlaşan kanatları daha fazla çırpınamazdı damlalar karşısında...
    Sığınırken bir kaya kovuğuna, özgürlüklerini teslim ederlerdi yağmura, sessizce...

    Karıştım bir gün yağmur damlalarının arasına, gücü hissedebilmek için.
    Toprağa karışmak istedim, çogalmak istedim, azgın bir nehir olup akmak istedim,
    deniz olmak istedim, yaşamı bulmak istedim, yaşam olmak istedim...Terkettim
    gökyüzünü güneşe veda edemeden... Altımda gittikçe büyüyen yeryüzü beni
    kendine doğru hızla çekerken daha da büyüdüm, çoğaldım..Koşmaya başladım
    bir an önce toprağa kavuşabilmek için... Yaşamı hissedebilmek için.. Yaşam
    olabilmek için.. Toprağa ilk dokunuş, ilk sarılış... Sıcaktı toprak, gökyüzünün
    olamadığı kadar.. Beni sarmaladı şefkatle, beni içine aldı sevgiyle...
    Sevdim onu... Seviyorum dedim yaşamayı seninle birlikte..Toprağın derinliklerinde,
    karanlık sıcaklıklarda güveni hissettim.. Zaman geçtikçe büyüdüm, çoğaldım...
    Yerimde duramaz hale geldim.. Güneşi özledim... Yıldiızlara merhaba demek
    istedim.... Terkettim toprağı... Sıcaklığını, şefkatini....Bir sabah çiçekler
    açarken gökyüzünü gördüm yeniden...Öylesine mavi, öylesine sınırsız, öylesine
    özgür...Aktım gittikçe büyüyerek..Beni sarmalayan toprağa dokunarak aktım..
    Nereye gittiğimi bilemeden... Sadece yaşamı öğrenebilmek için aktım.. Benimle
    çiçekler açtı agaçlarda, topraktan otlar fışkırdı delicesine... Ben onlara
    yaşamı sunarken, cevap veremediler bana yaşam nedir diye sorduğumda...Büyümek
    istedim.. Daha hızlı akmak, denize kavuşmak istedim.. Aktım gökyüzünün görünmediği
    ıssız ormanların arasından, yıllardır kımıldamaktan korkan taşları peşimde
    sürükleyerek ,başkaldırırcasına Başakların rüzgarla dans ettiği ovalara
    geldiğimde duruldum.. Onları seyredebilmek için yavaşladım...Sordum uçuşan
    kelebeklere yaşamı...Rüzgarla dans mı diye?..Cevap vermediler bana...Denizi
    aradım uzaklarda, görebilmek için köpürdüm,taştım ona bir önce dokunabilmek
    için....Sonra bir sabah, daha güneş ışıklarını serpmeye başlamamışken dünyaya,
    uzaklarda maviliği gördüm... Gördüm orada canlılığı, başkaldırmışlığı, hasreti..
    Kavuşmak istedim bir an önce, sarılmak istedim.. Koynuna girmek istedim bir
    sevgili gibi.. Sevişmek istedim onunla... Yaşamı istedim ondan.. Dokunduğumda
    denize, balıklar kaçtı benden, suyum karıştı denize...Bir oldum onunla..
    Ufacık bir damlaydım, bulut oldum, toprak oldum, deniz oldum, okyanus oldum..
    Kapladım dünyayı canlılığımla... Dalgalarla oynarken derinliklere karıştım..
    Derinliğin sessizliğinde güzellikleri buldum... Yaşam gizlenmiş güzelliklermidir
    diye sordum denize...Cevap alamadım...

    İnsan olmak istedim..Yaşamın ne olduğunu öğrenirim diye.. Döl oldum genç
    bir erkeğin ateşli vücudunda..Yıldızlı bir gecede can oldum bir dişiyle...
    Büyümeye başladım içinde olduğum insana farkettirmeden..Büyüdüm, büyüdüm...
    Aynı toprak gibi sicak ve karanlık bu yer bana güven verdi, huzur verdi...
    Zaman geçtikçe, yerime sığamaz hale geldim...Güneşe sarılmak istedim...
    Yıldızları görmek, denizle konuşmak istedim.. Yaşamı insanlara sormak istedim..
    Işıkla tekrar kavuştuğumda özgürlüğümü hissettim yeniden.. Küçük bir su
    damlasıyken gezdiğim gökyüzünü yeniden görebilmek mutluluk verdi.. Büyüdüm
    zamanla...Diğer insanlarla birlikte, zamanla birlikte.. Sordum insanlara
    yaşam nedir diye?..Cevap veremediler.. Bir gün aşık oldum birisine, neden
    diye sormadan kendime... Bir kuş gibi özgürce, bir nehir gibi delicesine
    akarak, bir deniz gibi sınırsızca sevdim birisini...

    O zaman anladim ki, yaşam sevgidir..
    Sadece sevgi


    Tarih: , 26/8/2006
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    SİGARA İÇMEYELİM VE İÇİRTMEYELİM












    Tarih: , 25/8/2006
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    YARARLI BİTKİLER

    ADAÇAYLARI
    Orjinal Adı Salvia türleri
    Diğer Adları Elmaotu
    Bilgi Ballıbabagiller familyasındandır. Dünyada sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen 450 kadar adaçayı türü vardır. Ülkemizin Batı ve Güneybatı bölgelerinde bunlardan bazıları yetişmektedir. 30-75 cm. arasında boylanabilen adaçayı türleri, kışın yapraklarını dökmeyen, dayanıklı otsu ya da çalımsı bitkilerdir. Kare kesitli tüylü gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır. Genellikle yakıcı kokuşu olan gri-yeşil yaprakları, bazı türlerde alacalı, hatta kırmızı ve mor renklerde olur. Çift dudaklı, derin hazneli çiçekleri genelde mor-mavi renkli iken, seyrek olarak beyaz ya da pembe renkli çiçek açan türleri de görülür. Bitkinin minik tohumları koyu kahverengi ve yumurta biçimlidir. Genelde tohumuyla kendiliğinden çoğalan adaçayı bitkisi, istenirse gövde çelikleriyle de üretilebilir.

    Konumuzu en çok ilgilendiren Tıbbi adaçayı (S. officinalis) türünün anayurdu Akdeniz havzasıdır. Bu türün yapraklarında, oleum salisae adı verilen uçucu yağ, B vitamini ve tanen ile birtakım acı maddeler bulunur. Bu yapraklardan hazırlanan çay, uzun zamanlardan beri bedeni güçlendiren tonik olarak içilmektedir. Tıbbi adaçayı Türkiye'de az yetiştiğinden, yerine, ülkemizde yaygın olan ve benzer özellikleri taşıyan Anadolu adaçayı (S. triloba) türü tüketilmektedir. Bu adaçayı bazı yerlerde salça ve yemeklere çeşni vermesi için katılır.
    Tibbi Etkileri ve Kullanımı Kısaca adaçayı diye adlandıracağımız bitkinin tıbbi etkilerini ve bunlardan yararlanma yöntemlerim şöylece özetleyebiliriz:

    • Midevidir. Sindirimi kolaylaştırır.
    • Dispepsi (hazımsızlık) durumunda çok etkili bir gaz söktürücüdür.
    • Gece terlemelerini en aza indirger.
    • İdrar söktürücüdür.
    • Kadınlarda dölyatağı kaslarını uyarır. Aybaşı düzensizliklerini ve aşırı sancıları giderir.
    • Östrojen hormonu içerir. Menopoz dönemi sıkıntılarını azaltır.

    Bütün bu etkileri için, adaçayının çiçek açmaya haşladığı ilkbahar sonu ile yaz başlarında yaprakları toplanıp 35 C dereceden daha sıcak olmayan, gölge yerlerde kurutulur. Kurumuş yapraklarından 1-2 tatlı kaşığı alınıp üzerine l bardak kaynar su dökülerek, yapraklar 10 dakika süreyle demlendirilir. Bu infüzyondaki yapraklar süzülür ve elde edilen çay, günde üç kez birer bardak içilir.

    • Adaçayının içerdiği uçucu yağ, mukoza zarlarını iyileştirdiği için ağız, dişeti ve dildeki şikayetlerle boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı iyileştiricidir.
    • Bitki, antifungal etkiler taşır. Yani ciltteki mantarlara sürülürse onları yok eder.
    Bu etkileri sağlamak için, adaçayının kurumuş yapraklarından 1 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suya konularak kaynatılır. Sonra kabın üstü kapatılıp 15 dakika süreyle bekletilir. Böylece elde edilen dekoksiyonla günde birkaç kez derin gargara yapılır. Ya da bu dekoksiyon, mantarların bulunduğu yerlere dıştan uygulanır.
    • Adaçayı yaraların iyileşmesini hızlandırır.
    Bunun için, körpe adaçayı yaprakları ezilerek yara lapası hazırlanır. Bu lapa yaraların üzerine kompres yapılarak, yaranın iyileşmesi hızlandırılır.
    • Adaçayı dişleri beyazlatır ve sağlamlaştırır.
    Bunun için, bir-iki körpe adaçayı yaprağı ya da toz haline getirilmiş kuru adaçayı yaprağı elle dişlerin üzerine bastırılarak sürtülür.

    UYARILAR
    • Gebe kadınlar adaçayını dahilen kullanmamalıdır.
    • Adaçayı sürekli olarak yüksek dozda alınmamalıdır. Ülkemizde çay yerine sık sık adaçayı ısmarlayan kahvehane müşterilerini uyarırız.

    ELMAYAĞI (YA DA ACI ELMAYAĞI)
    Ülkemizde kimi yerlerde Elmaotu da denilen Anadolu adaçayının çiçeklerinin ve yapraklı dallarının su buharıyla birlikte damıtılmasıyla elde edilen uçucu yağdır. Kimi eczane ve aktarlarda, küçük şişeler içinde satılır.

    Elmayağı, mide ve bağırsaklardaki gazı söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı, aşırı terlemeleri kesici ve idrar söktürücü olarak, günde bir kez l bardak suya 3-5 damla katı-larak içilir. Daha fazla dozda alınması sakıncalıdır. Aynı formül dıştan yaraları temizleyici ve iyileştirici olarak kullanılır. Ancak, fazla etkili olabileceği ve ciltte kızarıklıklara yol açabileceği için, badem yağı ya da çiçek yağıyla biraz inceltilmesi salık verilir.

    KEKİKLER
    Orjinal Adı Thymus türleri
    Diğer Adları Çahkekiği
    Bilgi Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu Avrupa'nın güneyi olup ülkemizde kekik türlerinden 40 kadarı güneş gören kurak tepeler ve sırtlarda kümeler oluşturarak yaygın ve doğal biçimde yetişmektedir. Bu türlerden en çok bilineni Adi kekik (T. vulgaris) 25-30 cm. kadar boylanabilen ve kışın yapraklarını dökmeyen çokyıllık çalıdır. Yeşil-kahverengi dörtgen kesitli gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır. Tüylerle kaplı gri-yeşil renkli, hoş kokulu ince yaprakları 1 cm. kadar uzunlukta olur. Bitkinin soluk erguvani renkli çiçekleri, yaz başı ile ortası arasında açar. Küre biçimli minik tohumları parlak kahverengidir. Bol güneşli yerleri ve suyu iyi akıntılı alkalik toprağı seven kekik, döktüğü tohumlarıyla çoğalır. Ayrıca, Avrupa'da bazı yerlerde kültürü yapılmakta, kış mevsimi dışında her zaman gövde çelikleri alınarak ya da ilk ve sonbaharda bitkinin tamamı veya kökü bölünerek de üretilmektedir.

    Adi kekikte timol, karvakrol, simol, linalol ve borneol maddelerini içeren % 1 oranında uçucu yağ; acı esanslar, tanen, flavonit ve tripenoit bulunur. Kekik bitkisine hoş kokusunu veren, timol ve karvakrol adlı maddelerdir. Kurutulmuş kekik yaprakları, çeşni vermesi için özellikle çorba ve et yemeklerinde baharat olarak kullanılır. Ancak kokusu çok keskin, bitkinin tadı da acı olduğu için, kekik, yemeklerde çokça tüketilmemelidir. Bal arıları kekik türlerini çok sever ve makbul olan kekik balı yaparlar.

    Tibbi Etkileri ve Kullanımı Bedene yararlı nitelikleri ta Antik çağlardan beri öğrenilerek kullanılagelen bütün kekik türlerinin tıbbi etkileri birbirlerine benzer. Bu etkileri ve bitkiden yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:

    • Midevidir: iştahı açar, sindirimi kolaylaştırır. Dispepsi (hazımsızlık) durumunun atlatılmasında etkilidir.
    • Aşırı içki içilmesi sonrasında bedende meydana gelen rahatsızlıkları atlatmaya yardımcı olur.
    • Gaz söktürücüdür.
    • Yatıştırıcıdır.
    • İdrar söktürücüdür.
    • Spazm çözücüdür.
    • Kan dolaşımını hızlandırıp artırır.
    • Solucan (kurt) düşürücü etkisi vardır.
    • Terletici ve balgam söktürücüdür.
    • Soğuk algınlığı, nezle, boğaz ağrıları ve taciz edici öksürüğün atlatılmasında yararlı olur.
    • Saman nezlesinin iyileştirilmesinde etkilidir.
    • Bronşit, boğmaca ve astım tedavilerinde başarıyla kullanılır.
    • Doku ve damar büzücü etkileri nedeniyle çocuklarda diyare ve yatak ıslatma durumlarının iyileştirilmesinde yardımcı olur.
    • Bedeni güçlendirici tonik etkisi vardır.

    Bütün bu etkilerinden yararlanmak üzere, kekik türlerinin yaprakları kurumuş dallarının üzerinden elle sıyrılarak alınır. Bitkinin çiçekli tepeleri ise yaz başından sonuna kadar yağışsız günlerde toplanır. Bunlar, gölge ve havadar yerde özenle kurutulur, kuru yapraklarla karıştırılır. Karışımdan 2 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suya dökülür. 10 dakika süreyle demlendirilerek elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak içilir. Tadı acı olduğundan içine biraz bal katılarak alımı kolaylaştınlır.

    • Kekik ayrıca antiseptik (mikrop kırıcı) bir bitkidir. Özellikle iltihaplı yaraların temizliğinde ve iyileştirilmesinde etkili olur.
    • Akne tedavisinde de temizleyici ve iyileştirici etkileri görülür.

    Bu etkilerinden yararlanılmak için piyasada satılan ve her türlü kekiklerin damıtılmasıyla elde edilen kekikyağı, sulandırılarak yara ve aknelere dıştan uygulanır ya da yukarda anlatılan kurumuş kekik karışımdan 2-3 tatlı kaşığı alınıp suda kaynatılarak elde edilen dekoksiyon yaralara ve akneli yerlere dıştan uygulanır.

    • Kekik, larenjit (gırtlak iltihabı) ve tonsilit (bademcik iltihabı) durumlarında da iyileştirici olur. Bunun için yukarıda tarifi verilen dekoksiyonla ağızda derin gargara yapılır.
    • Kekiğin içerdiği karvakrol adlı madde bazı kişilerin cildinde yakıcı ve kızartıcı etkiler yapabileceğinden, kekikyağı sulandırılarak uygulanmalıdır.

     


    Tarih: , 25/8/2006
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    FIKRALAR

    Fıkralar

    Karne



    Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
    -"Getir bakayım şu karneyi!"
    -"Al baba..."
    Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
    -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
    -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."

    Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."



    Kurusun



    Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

    Etmezsen etme



    Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."

     


    Tarih: , 24/8/2006
    Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Geri Gidelim | Biraz İlerleyelim ->